1-Üyelik kolay olmayabilir, pes etmeyin!
Üye olduğunuz siyasi partinin prosedürlerine göre değişkenlik göstermekle birlikte, muhtemelen ilçe binası ya da internet üzerinden üyelik başvurunuzu yaptınız. İlk olarak tebrik ederiz, hangi siyasi partide olursa olsun çıkarsız yurttaşların demokratik katılımlarının güçlenmesi çok önemli. Üyelik başvurunuzun ardından bekleme süreciniz uzun sürebilir. Bu durumda genel bir yoğunluk söz konusu olabilir ya da ilçelerde konumlanmış, siyasi partilerin değişimine direnç gösteren statüko bekçilerinin azizliğine uğruyor olabilirsiniz. Aşağıdaki başlıklarda detaylandırılacağı üzere, yeni üyeler partinin oturmuş grupları tarafından ilçe, il seçimleri bağlamında risk olarak görülürler. Üyelik sürecinizde aranmayı beklemeyin, muhakkak üye olduğunuz partinin ilçe binasına gidip sürecin ne aşamada olduğunu sorgulayın. Gerektiğinde kendinizi kibarca! hatırlatmakta mahsur yoktur. Pes etmeyin, pes ettirin!

2-Yalnız hissedebilirsiniz : Sabırlı olun, müttefiklerinizi bulacaksınız!
Siyasi partilere üye olan yurttaşların ilk günlerde en sık yaşadıkları duygu, genellikle şaşkınlık duygusudur. Yurttaşlar, kendi kaderlerini emanet ettikleri siyasetçileri ve orta kademe yöneticileri yakından tanıdıklarında ciddi bir sorgulamaya girerler. “Keşke daha önce bu tecrübeyi edinseydim!” cümlesi en sık duyulan cümlelerden birisidir. Yılgınlığa kapılmayın, karşılaştığınız profesyonellerden fazlası var. Henüz müttefiklerinizi bulamadınız fakat yakınlardalar.
Örgütlenme sürecinde atacağınız en önemli birkaç adım:
a-İlçe yöneticileriniz tarafından görevlendirilmiş mahalle başkanınızı bulmanız önemli. İlçe yöneticilerinize danıştığınızda gerekli yönlendirmeyi yapacaklar.
b-Partinizin mahalle WhatsApp gruplarına dahil olun, mahalle toplantılarını kaçırmayın. WhatsApp grupları için bir miktar ısrar gerekecek. Şayet böyle bir grup yoksa bir parça zorlama gereklidir.
c-Her ilçede, muhakkak ilçe komisyonları bulunmaktadır. Bu komisyonlara katılırsanız örgütlerle/teşkilatlarla temasınız güçlenmeye başlayacaktır.
3-Statüko bekçileri, yurttaşı hoş karşılamayabilir direnin!
Oligarşinin tunç yasası her zaman devrededir. Üye olduğunuz partide her kademede dirençle karşılaşmaya hazır olun. “Bunlar nereden geldiler?” bakışlarının panzehiri her zaman örgütlenmedir. Pek yakında, aynı tutumlardan rahatsız çok sayıda yurttaşlar karşılaşmaya başlayacaksınız. Bu aşamada yurttaşın yapabileceği ilk hata : üye olduğunun partinin emekçilerine karşı cepheden sert tutum geliştirmek, size yönelik önyargıları güçlendirmek olacaktır. Tehdit olmadığınızı üretimle, özveriyle çalışarak, devamlılık göstererek, güçlü demokratik katılımla ortaya koyacaksınız. Şayet sorumluluk almak istediğiniz bir konuda engelleniyorsanız, ilçe yöneticilerinize başvurmaktan kaçınmayın. Her aşamada sizin gibi yeni üyeleri bulmak, birlikte hareket etmek elinizi güçlendirecek, entegrasyonunuzu kolaylaştıracaktır.

4-Siyasette önce öğrencisiniz, henüz kimseyi örgütlemediniz. Emek verin, mütavazi olun!
Kitle partilerinde siyasi faaliyetle tanışan kentli orta sınıflarda ve beyaz yakalı yurttaşlarda sık görülen bir refleks, ilk günden en üst düzeyde muhataplık talebidir. Kişi profesyonel hayatındaki başarılarını, siyasi alandaki olası başarısının teminatı olarak görür. Henüz kimseyi, örneğin bir komşusunu ikna etmeyi başaramamış olsa dahi, binlerce kişinin rızasını alarak göreve gelmiş siyasetçilere kolayca akıl verebilir konumda görür kendisini. Siyaset için gerekli uzmanlık alanları harici tutulmakla birlikte, dayanışma, örgütlenme, tecrübe kazanma ve son olarak fikirlerini paylaşma prensibi son derece önemlidir. Unutmayın ne kadar niteliksiz görünürlerse görünsünler, göreve gelmiş siyasetçiler yüzlerce kişilik siyasi ağlardan sağ çıkmış, rıza üretmiş kişilerdir. Yola kaç kişi çıktığınızı düşünerek başlamak önemlidir.
5-Kamu istihdamı beklentisi : İstihdam tacirleriyle mücadele edin!
Siyasi partilere dair bolca tasnif yapılabilir. Bu tasniflerden ilki : Belediyesi olan ilçe örgütleri/teşkilatları (solda daha çok örgüt, sağ partilerde teşkilat kavramı kullanılır), belediyesi olmayan ilçe örgütleri/teşkilatlarıdır. Şayet partinizin belediye başkanlığını kazandığı bir ilçede yaşıyorsanız ilkeli bir siyaseti örme yolcuğunuzun daha zorlu ilerleme olasılılığı yüksektir nitekim bu durumda belediye başkanları ve çevrelerindeki siyasetçiler işsizliğin yoğun olduğu bir konjonktürde en önemli kozlardan birisine sahipler demektir. İş vaadi!
Kitle partilerinde oy karşılığında iş beklentisi yaratan, irili, ufaklı pek çok grup olacaktır, kamu istihdamını örgütleri/teşkilatları dizayn etmek için kullanan gruplara karşı temkinli olun. Unutmayın! Siyasi parti kadrolarının kamu görevlerinde yer alması doğal, olağan ve beklendik, liyakatsiz atamalar ise siyasetin yozlaşmasında önemli bir etkendir. Siyaset yönetmek için yapılır fakat işinin ehli insanlarla.
6-Siyasette Her Şey Mahallede Başlar, Mahallede Biter, Mahallede Var Olun!
Kitle partilerinde örgütlenmenin en önemli bölümündeyiz. Mottomuz “ilçeyi alan her şeyi alır.” Yani gerçek bir değişim istiyorsanız muhakkak ilçenizde ve mahallenizde k örgütlü ve kalabalık olmalısınız. Pek çok kitle partisi, mahallelerden başlayarak belirli aralıklarla seçim sürecine girmektedir. Kaba bir özetle, ortalama 20 bin kişinin üye olduğu bir ilçede 3-4 bin üye oy kullanır. Demokratik katılımın zayıflığı sebebiyle emekliler, istihdam bekleyen gençler, profesyonel siyasetçiler ve kimi çıkar ağları ilçedeki temsiliyette baskındır. Bu sayıyı mahallelere böldüğümüzde kitle partilerinde yaklaşık 400-500 kişiyle mahallede seçim yapılır.
Şayet ilçenizde söz sahibi olmak istiyorsanız, ilerici grupların elini güçlendirmek istiyorsanız, mahallenizdeki delegasyonda söz sahibi olmak, seçimlerde en aşağı 250 kişiye ulaşmak zorundasınız. Kaç kişisiniz şu anda? 50 kişi olduğunuzda siyaset ve Türkiye değişmeye başlayacak.
Hızlı çözüm, mahallenizde ikamet eden sizinle aynı fikirdeki tüm yurttaşlara ulaşmaya çalışmak olacaktır. Aynı çizgide olduğunuz, aynı ilçede ikamet eden tüm dostlarınızı üye yapmalısınız. Nitekim siyasetçilerin büyük bölümü için değer, ilke, ideoloji gibi kriterler önemsizdir, siyasetçilerin kriteri “baş sayısıdır”. Tam da burada devreye delege ağaları girer. En büyük failiniz delege ağalarıdır. Mücadeleye hazır olun.
7- Delege Ağalarıyla Mücadele : Siyasetten Silmek İçin Örgütleniyorsunuz!
Az önce pek çok siyasetçinin tek kıstasının “baş sayısı” olduğundan söz etmiştik. Bu bağlamda öne çıkan kilit aktörler, delege ağalarıdır. Delege ağaları, kamu istihdamı, ekonomik çıkar, emeksiz siyasi sıçrama, koltuk vaadiyle öne çıkarlar. Büyük ölçüde geleneksel ağlardan, hemşehri derneklerinden, ahbap çavuş ilişkilerinden beslenirler, babadan oğula devredilirler. Hatırlanacağı üzere mahallelerde başlayan kongrelerden söz etmiştik. Delege ağaları tam da bu aşamada devreye girerler. Feodal ilişkilerle güçlü bir sosyal kapasite (sosyal sermaye) üretirler, bu bağlamda son derece mahir, yetenekli ve çalışkan insanlardan söz ediyoruz.

Delege ağası, genellikle tek seçimde 400-500 kişiyi kongrelerde hazır bulundurur. Bu kişiler ideolojiden bağımsız yapmaları gerekeni yapar, işaret edilen kişilere ve listelere oylarını atar ve siyasi sahayı bir sonraki seçimlere kadar terkederler. İşte mücadele etmeniz gereken en önemli husus. Kitle partilerine, bağımsız ne kadar yurttaş üye olur ve oy kullanma hakkı elde ederse, delege ağaları o kadar zayıflar. Siz yoksanız, yakınlarınız yoksa delege ağaları var unutmayın!
8–Fotoğraf Siyaseti Yapanlar : Kara Kaplı Deftere Not Alın
Siyasetin sosyal mecrası esasan X değil Facebook’tur. Pek yakında bol bol siyasetçi fotoğrafına boğulacaksınız. Yeni başlayanlar için : “Başkanımla bir enstantane.” Siyasette biraz daha ilerlemiş olanlar için “Başkanımla istişare ettik.” manşetlerine hazır olun.
Bir tarafta Kurtlar Vadisi Irak cast ekibi, takım elbiseli ağır abiler, diğer tarafta Survivor Türkiye’de ayakta kalmayı başarıp fotoğraf çekinmeyi başarmış hanımefendiler. Geride bırakacağımız siyasi kültürde itibar bu şekilde kazanılmaktadır. Yüzünü omuz hizasındaki yurttaşlar yerine sürekli tepeye ve siyasi elitlere çevirenlerin eliniz zayıflatmak çok önemlidir.
9-Bir ay mücadele edersek hükümet düşer mi sorunsalı : Bir günde çözümü unutun!
Türkiye siyasi tarihi, uzun süreli, zaman zaman kuşaktan kuşağa devredilen mücadeleler tarihidir. Erdoğan’ın başbakanlığına gelişi otuz yıllık bir siyasi mücadelenin sonucudur örneğin. Bugün sağ siyasette öne çıkan siyasetçiler öğrencilik yıllarından itibaren siyasi kadroların içinde bulunmuşlardır. Yurttaşın bir yılda çözüm beklentisi ise orta vadeli mücadeleyi, sürdürülebilir eylemi sınırlandırır. İdeoloji tartışmalarını şahıslar üzerine yürütülen tartışmalara çevirir. “Birisi gelecek bizi kurtaracak” şeklinde özetlenebilecek yaklaşım çözümsüzlüğün asıl sebebidir.
“Bir günde gelmediler, bir günde gitmeyecekler.” paradigması ise çıkışın adresidir. Planlarınızı on yıllık yapın. On yıllık yapılan planlar, daha kalıcı sonuçlar üreteceği gibi yakın vadeli sonuçlarını almak da daha olasıdır.
10-Tek kişilik kahramanlık hayallerini geride bırakmak : Birlikte kazanmayı öğrenin, asla yalnız yürümeyin.
Neoliberal dönemin pop kültür anlayışı, bireysel kahramanlık beklentilerini büyütür, herkes kendi hikayesinin kahramanıdır. Gerçeğe dönüşmemiş büyük potansiyellerle yüklüdür. Milyonlarca futbol yorumcusu ve siyasi yorumcunun bulunduğu ülkemizde kahramanın bol olduğunu, kolektivist, emekçi, dayanışmacı, örgütçü yurttaşların ise azınlıkta olduğunu unutmayın.
Mühim olan koltuğu almak değil, nasıl aldığınız, nasıl bir kültürü üreterek başarıya ulaştığınızdır.
Madem ki siyaseti dönüştürmek istiyorsunuz, tek başınıza bir yere gelmeniz, tek başınıza nam salmanızın hiçbir işlevi bulunmamaktadır. Siyasi ağlarda, siyasetçilere yakınlıklarını öne sürerek, itibar kazanmak için çalışan çok fazla vatandaşla karşılaşacaksınız.
11-Parti emekçisine saygı duyun, liyakat, emek dengesi esastır!
Siyasi ağlarda bir başka sorun, parti emekçileriyle, liyakat sahibi olduğunu düşünen profesyoneller arasındaki gerilimdir. Genellikle orta sınıflar bu gerilimin tarafı olurlar. Siyasi partilerin eski temsilcileri, özellikle yaşça büyük yurttaşlar “siz yokken burası dutluktu” gibi retorikleri sık kullanırlarken, diğer kanadın yorumu “15 yıl emekli lokalinde, çay içip dedikodu yapmak mı siyasi faaliyet?” şeklinde özetlenebilir. Her iki grubun da haklılık payı olmakla birlikte dengeyi bulmak önemlidir. Bazı görevler için özel uzmanlık gerekir, öte yandan partilerin gücü, parti emekçisinin gayri maddi emeği ile sağlanır.
Kendinize birkaç soru sormanız çok önemli:
- İş hayatım, gündelik hayatımda verebileceğim zaman belli, ben yokken bütün bu işleri kim yapıyor?
- Bu emeği veren dostların beklentileri olması anormal mi?
- Bu işin dengesini bulmak için hangi görevlere, kimler talip olmalı ve kimler hangi işlevler için desteklenmelidir?
12-Politik yaşam, maruz kalmaktır, steril bir dünya beklemeyin, değiştirmek için dirençli olun!
Siyasette yapısal değişim isteyen grupların büyük bölümü, çekirdek aile yapısına geçiş yapmış, korunaklı konutlarda ikamet eden, uygun bulmadığı kültürel davranışları hayatının dışında tutabilen insanlardır.
Talip olduğunuz görev : Türkiye’nin geleceğini şekillendirmek, unutmayın. Herkese maruz kalacaksınız, değiştirmeye talipseniz, değişmeye de hazır olun. Her gruptan yurttaşla ilişki kurmadan değişim mümkün değildir. Farklı fertlerin ilk yanlış ifadesinde iletişimi koparan kişiler, siyasetten eleneceklerdir. On başlıktan onunda uzlaşı beklemek gerçekçi değildir. Sekiz başlıkta anlaşıyorsak, ilerlemek için gayet yeterli bir zemin sağlanmış demektir.
13- “Memleket neresi yeğenim?” Hemşehri siyasetiyle mücadele edin!
Siyasette bir süre sonra memleketinizin, mezhebinizin, kimliğinizin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. “Türkiye siyasetini hemşehri dernekleri yönetiyor.” dersek abartı olmaz. Hemşehricilik yerine, ilkeler, değerler siyasetinin öncelenmesi, siyasetin yapısal dönüşümü için son derece önemlidir. Örgütlenme sürecinizde hemşehri siyaseti yürütenlerden, siyasi temsilcilerin belirlenme sürecinde yurttaşı memleketine, mezhebine göre ayıran kişilerden bu sebeple uzak durun, zayıf düşmeleri için gereken mücadeleyi vermeniz yapısal bir dönüşüm için son derece önemlidir.
